hahahha depresif bok!
belki de vertigo'nun yeni bombası demeli. vampir rüzgarına yetişip arkasına alma telaşında şu dönem hemen her sektör; çizgi roman sektörü için böyle bir yakıştırma yapmak saçma olur gerçi, zira sektörün içinde uzun süredir geniş bir yere sahip vampir miti. vefakat! stephen king'e böyle bir projeyle gidilmesi halihazırda pek popüler olan vampir temasına ekstra bir popülerlik katma çabası olarak görülebilir.
kill theory (2009)
teen slasher türüne yeni bir soluk getirmiştir bu film. klişelerden uzak durarak mı? yok öyle değil. zira bunlardan uzak durarak teen slasher çekmek olacak iş değil. kendi klişelerini yaratmış bir türden bahsediyoruz en nihayetinde. klişeden de öte john carpenter tarafından yazılmış kuralları olan bir tür bu. scream ile wes craven bahsi geçen klişeleri bir bir gözümüze sokarak, hatta ana karakterlerinin ağızlarına bunları sakız ederek, onlarla dalga geçerek bir üst seviyeye taşımıştı türü. kelly c. palmer ve chris moore ise daha önce denenmeye çalışılmış ancak tam olarak vakıf olunamamış bir teknikle (?!) hem teen slasher türüne hem de bildiğimiz, kabullendiğimiz ve artık alıştığımız twist kavramına bir yenilik getiriyor. başrol oyuncularının sevilen tv dizilerinin (4400, veronica mars, boston legal, drive) yan karakterlerinden seçilmiş olması da filmin bir diğer artısı. tanıdık ama çok da popüler olmayan bu yüzleri görmek, karakterlerle empati kurmayı kolaylaştırıyor. unutmadan: filmin giriş ve gelişme bölümü öyle güzel kurgulanmış ki, sonundaki zorlama twist için "olmasa da olurmuş" diyor insan.
güdük kalıyor spoilersız bir entry. 13. cuma ve halloween serilerinden günümüze "teen slasher"lar üzerine bir makale yazılacak olsa, geniş bir yer ayrılmalı, mihenk taşı olarak anılmalı bu film.
not: evet acaip övmüşüm filmi. izleyip de beğenmeyen gelip bana bikbik etmesin. ben dandik korku filmi seviyorum!
gece birdenbire yavaşladı saat. hayır biradan votkaya geçmiş olmamla alakası yoktu. saatleri geri almanın getirisi\götürüsü.. tamam kabul ediyorum ben de şüphelenip votkadan biraya geri dönüş yaptım ama hayır olay alkolde değildi. 
yeni "usa network" dizimiz. başrollerde tru calling, traveler ve chuck gibi dizilerden tanıdığımız matthew bomer, the midleman'den aşina olduğumuz natalie morales ve nereden tanıdığımızı yazmaya gerek dahi duymadığım tiffani-amber thiessen yer alıyor.
edit: 5. bölümü geride bıraktıktan sonra edit zamanı geldi. kitabı okuyanlar için de heyecanlı olsun demiş senaristler. kitabın özüne dokunmamışlar vefakat o özün etrafına daha amerikan bir olay örgüsü oturtmuşlar. dizide de olayı kitaptaki çıkış noktasına bağlayacaklar mı belli değil ve bu belirsizlik güzel. ayrıca kitabın sonunu beğenmediğimden olsa gerek, diziyi daha bir heyecanla daha bir umutla izliyorum sanırım.
sıkı x-files takipçileri için "triangle" dizinin en iyi bölümlerindendir. 6. sezonun 3. bölümüdür "triangel" ve bermuda şeytan üçgeni konuludur. bölümün görüntü yönetmenliği çok başarılıdır. mulder ile scully arasındaki elektrik ve öpüşme geyiği, bölümü unutulmazlar arasına sokmuştur.