tamam genellememeli belki de..
ne kadar ürkütür diğer insanları?
kaç kişi o diğerleri?
beni ürkütüyormuş bu karanlık, küçücük odada.. bu soğuk/salak yatakta.
o korkudan pay çıkarıp zevk almaya çalışmak; "eskiden böyle uyurdum, güzeldi düşüncelere dalmak. eski güzel alışkanlıkları yeniden kazanmaya çalışmanın nesi korkutucu?" diye içlenmekse tamamen densizlikmiş, kendini kandırmaktan öteye gidemezmiş ayrıca..
düşünmeye devam ettikçe, kendi içinde tartışma sürdükçe daha derine düşüp en derin karanlıklarla yüzleşiyorsun. aylar boyunca, gelecek korkunla yüzleşmemek için sızana değin dizilere, filmlere sığınmış olduğunu anlıyorsun. ikiye katlanıyor korkun. korkuyu ikiyle çarpacak kadar iyi değil matematiğim(!) ama o artışı sezebilecek kadar kendimdeyim hala.
yalnızlıktan korkmak için kendini yalnızlaştırmak yapabileceğin en büyük ve -ne acı ki- en sevdiğin yanlışmış. tekrarlamaktan en çok zevk aldığın ve en çok acı veren yanlış...
