2 Haziran 2009

hepsi özelleşsin!

idealist değilim! idealist olmayı da iyi yahut kötü olarak tanımlamak değil amacım.
bir şeylere karşı olmak ve bu karşıt duruşun altında siyasi, ekonomik yada (yoda?) kültürel nedenler saklamak, sakladığım yerde onları sürekli sıvazlamak sevdiğim bir şey de değil. üç şey. severim saklarım sıvazlarım.

bu saçma-sapan girizgahın ardından asıl amacıma halleneyim. ptt'ye gittim! taksim ptt'ye bodrum'da küçük bir kaçamak(!)yapmakta olan anneme havale yapmak amacıyla gittim. tamam kabul ediyorum solar ışıklandırma dururken gaz lambasıyla iş görmeye çalışan insanlar gibiyim belki ama annemin bana sunduğu seçenek buydu. banka yoluyla online vaziyetler yerine ptt'den isme para havale etmeye gittim. hemen her gün devlet dairelerinde yaşanan "bugün git yarın gel"leri, saatlerce sıra beklemeleri, rüşveti, tipine kıl oldukları için işini görmemelerini uzun uzun anlatacak değilim. [burada bir köşeli parantez: anlatacağım olumsuzla anlatmayacağım. peki "anlatacak değilim"i olumsuzlasana zıtlasana bana] telefonda geyik yapmaktan iş görmeyen gişe memurları yüzünden saatlerim heba oldu. ağız burun kıvırmalar, göz ucuyla bakmalar önüme kağıt kalem fırlatmalar. özelleştirmeye bilinen sebeplerden (o yüzden dolayı) karşıyım vefakat devlet dairelerinin işleyişinden verilen hizmetten, fiyat-performans eğrisinden memnun değilim arkadaş! tıpkı 1453 yılından beri güncellenmeyen istanbul üniversitesi internet sitesi gibi.

özelleştirsinler, insana insan hizmeti vereceğini taahüt eden ve bunu uygulayabilen şirketler geçsin tepelerine. korku içinde muhtaç (korkulu muhtaciyet) düşmesin kimse devlet dairelerinde. özelleşmelerine rağmen insana cücük muamelesi yapan kurum ve kuruluşlar ise ceza yesin bi' şey yesin. bi' şey yesin!